Posts Tagged ‘Matematik’

PostHeaderIcon Sol Kulağı İşiten Daha Zeki

Sol Kulağı İşiten Daha ZekiMatematik başarısında sol kulağı iyi işiten daha başarılı oluyor.

Sol ellerini kullananların sol kulaklarının daha iyi işittiği, daha iyi işiten sol kulağın da matematiksel başarıyı olumlu etkilediği bildirildi.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şenol Dane, “Üniversite Matematik Bölümü Öğrencilerinden İşitme Süresi ve Göz Kayma Derecesi ile Non-Verbal Zeka Arasındaki İlişki” konulu çalışmayı Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Çetin Doğar ve Yrd. Doç. Dr. Arif Dane ile gerçekleştirdiklerini söyledi.

Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik bölümünden 36 erkek ile 34 kız öğrenci üzerinde araştırmayı gerçekleştirdiklerini anlatan Prof. Dr. Dane, sol kulak işitme sürecinin solaklarda sağ ellerini kullananlara göre anlamlı derecede yüksek olduğunu belirlediklerini ifade etti.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Matematikte başarı da başarısızlık da genetik

matematik Matematikte başarı da başarısızlık da genetikMatematikle başı hoş olmayanlara iyi haber. ABD’li araştırmacılar matematik zekasının genetik olduğunu kanıtladı. Buna göre, matematik sadece yeteneği olanlara öğretilebilen veya çok küçükken kavratılabilen bir ders.

ABD’de yapılan bir araştırma sayılarla ilgili doğuştan gelen duyarlılığın, matematik yeteneğine sahip olmada okulda alınan eğitimden daha önemli olduğunu ortaya çıkardı.

ABD’li bilim adamları matemetikte iyi olmanın, kişinin doğuştan sahip olduğu yeteneğe ve okula başlanan ilk yıllarda alınan eğitim olmak üzere iki faktöre bağlı olduğunu belirtirken, bu iki faktörün birbiriyle olan ilişkisini incelemek üzere bir araştırma yaptılar.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Astronominin (Gökbilimin) Alanı, Dalları ve Konuları

astronomi

Antikçağdaki başlangıç döneminde gökbilim yalnızca astrometriden ibaretti, yani yıldız ve gezegenlerin gökyüzündeki konumlarının ölçümünden ibaretti. Daha sonra Kepler ve Newton‘un çalışmaları gök cisimlerinin çekim etkisi altındaki hareketlerinin matematik yoluyla öngörülmesini sağlayan gök mekaniğini doğurdu. Bu iki alandaki (astrometri ve gök mekaniği) çalışmaların çoğu, önceleri, elle yapılan işlemlerden oluşuyordu. Günümüzde ise bu çalışmalar bilgisayarlar ve fotoğraf aygıtları ile yapılabilmektedir ki, bu da gök cisimlerinin konum ve hareketlerinin çok büyük bir hızla saptanabilmesini sağlamaktadır. Bu yüzden modern gökbilim daha ziyade gök cisimlerinin fiziksel doğasını gözlemlemleye ve anlamaya yönelmiştir.20.yy.’dan itibaren profesyonel gökbilim iki alana ayrılma eğilimi göstermiştir : Gözlem astronomisi ve teorik astrofizik. Gökbilimcilerin çoğunun her iki alanda da çalışıyor olmasıyla birlikte, profesyonel gökbilimciler giderek bu iki alandan birinde uzmanlaşma eğilimi göstermektedirler. Gözlem gökbilimi esas olarak verilerin elde edilmesiyle ilgilenir. Teorik astrofizik ise esas olarak gözlemlenen fenomenleri anlamaya ve öngörülerde bulunmaya çalışır. Teorik astrofizik gözlem gökbilimine bir tamamlayıcı etken olarak gökbilimsel oluşumları açıklamaya çalışır da denilebilir.

Gökbiliminin bir dalı olan astrofizik yıldızların gözlemiyle sınıflandırılan fiziksel fenomenleri tanımlar, belirler. Günümüzde gökbilimciler hepsi de belirli bir astrofizik bilgisine sahiptirler ve gözlemleri de hemen hemen her zaman, yine, astrofizik bie bağlamda incelenir. Bununla birlikte, kendilerini yalnızca astrofiziği incelemeye vermiş araştırmacılar da yok değildir. Astrofizikçilerin çalışması gökbilimsel gözlem verilerini analiz etmek ve onları fiziksel olgulara indirgemektir.
Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon SBS ve OKS’ye gireceklere taktikler

SBS ve OKS’ye gireceklere taktikler

Bu öğretim yılının sonunda ilköğretim 6. ve 7. sınıflar Seviye Belirleme Sınavı‘na (SBS) katılacak. 6. sınıfta 80, 7. sınıfta 90 soru yöneltilecek. Bu sınavlarda Türkçe, matematik, fen, sosyal, din kültürü ahlak bilgisi ve yabancı dilden sınıf müfredatına odaklı sorular çıkacak.Alt sınıflardan soru yok. En yüksek katsayı Türkçe ve matematikte (4). Daha az katsayı fen ve sosyalde (3). En az katsayı ise y.dilde (1) olacak.

6, 7 ve 8. sınıfların sonunda SBS yapılacak. Bu sınavlar yüzde 70 etkileyecek. 6, 7 ve 8. sınıfların sonunda öğrencilerin başarı puanlarına göre Yıl Sonu Başarı Puanları (YBP) hesaplanacak. Bu puanın da yüzde 25′i alınacak. Yöneltme ve Davranış Puanı (YDP), 6, 7 ve 8. sınıflarda öğrencinin sergilediği davranışlarla yöneltme yönergesinin verileri dikkate alınarak yapılan değerlendirmelere göre belirlenecek. YDS‘nin yüzde 5 ağırlığı olacak.
Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Eşkenar Üçgen

Eşkenar Üçgen


DİK ÜÇGEN
Bir açısının ölçüsü 90° olan üçgene dik üçgen denir. Dik üçgende 90° nin karşısındaki kenara hipotenüs, diğer kenarlara dik kenar adı verilir. Hipotenüs üçgenin daima en uzun kenarıdır. şekilde, m = 90°
[BC] kenarı hipotenüs
[AB] ve [AC] kenarları
dik kenarlardır.

PİSAGOR BAĞINTISI
Dik üçgende dik kenarların uzunluklarının kareleri toplamı hipotenüsün uzunluğunun karesine eşittir. ABC üçgeninde m = 90°
a2=b2+c2

ÖZEL DİK ÜÇGENLER
1. (3 – 4 – 5) Üçgeni
Kenar uzunlukları (3 – 4 – 5) sayıları veya bunların katı olan bütün üçgenler dik üçgendir. (6 – 8 – 10), (9 – 12 – 15), … gibi

2. (5 – 12 – 13) Üçgeni
Kenar uzunlukları (5 – 12 – 13) sayıları ve bunların katı olan bütün üçgenler dik üçgenlerdir. (10 – 24 – 26), (15 – 36 – 39), … gibi.
Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Ateş Böceği Nasıl Işık Saçıyor?

Ateş Böceği Nasıl Işık Saçıyor?

Ateş Böceği Nasıl Işık Saçıyor?

Yaz gecelerinin karanlığında otların arasında veya havada uçarken parıldayan, yanıp sönerek sarı-yeşil bir ışık veren bir böceği görmüşsünüzdür. Yanına yaklaşıldığında ışığını söndüren, gece karanlığında izini kaybettiren bu böceğin ismi ateş böceğidir.

Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı “soğuk ışık”tır ki günümüz teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için çalışmalarına hız vermişlerdir.

Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4”ünü, florasan ampul ise yüzde 10”unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına… Aslında ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun kademelerini incelemek hemen hemen imkânsızdır. Yani ışık üretim mekanizması hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir?

Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir?

Çinlilerin Gözleri Neden Çekiktir?

Yalnız Çinlilerin değil Orta ve Güneydoğu Asyada yasayanların, Japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynidir. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yasadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgâra karsı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

PostHeaderIcon Kumaşlar Yıkandıktan Sonra Niçin Çeker?

Kumaşlar Yıkandıktan Sonra Niçin Çeker?

Kumaşlar Yıkandıktan Sonra Niçin Çeker?

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumasın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama-bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek isi, çalkalama, sabun hepsi kumasın çekmesini kolaylastirir. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.

PostHeaderIcon Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapışırlar?

Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapışırlar?

Bardaktaki Buzlar Niçin Birbirlerine Yapışırlar?

Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabin içinde ya da bir bardakta üst üste duran buzların her biri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu, noktada çok küçük kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışçasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.

PostHeaderIcon Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır?

Döner kapı

Niçin Otellerin Kapıları Döner Kapıdır?

Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini-engeller.

Arama
Ads
Blog Directory