Posts Tagged ‘Mars’

PostHeaderIcon Phoenix Mars’ta suya dokundu

Mars’ta su bulundu. Mayıs’tan beri Kızıl Gezegen’in toprağını eşeleyen Zümrüd-ü Anka (Phoenix), Mars toprağındaki suyu “elledi.”

25 Mayıs'ta Mars'a gönderilen Phoenix uzay aracı, gezegende su olup olmadığını saptayacak çalışmalar yürütüyor, numune topluyor, gezegenden aldığı görüntü ve verileri dünyaya gönderiyor.
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) yetkililerinden William Boynton, dün gece yaptığı basın toplantısında, “Mars’ta su bulduk” dedi. “Mars’ta buz bulunduğuna dair işaretleri daha önce görmüştük” diyen NASA yetkilisi, “Mars’taki suya Zümrüd-ü Anka’nın robot eliyle ilk kez dokunduk, onu tahlil ettik” diye konuştu.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Uzmanlar, incelenmesi için Mars’taki kaya parçalarının dünyaya getirilmesini sağlayacak

Mars’tan alınan örnekler 10 yıl sonra getirilecekMars yüzeyinden alınan örneklerin, 2018’den itibaren Dünyaya getirilmeye başlanacağı bildirildi.

Mars’la ilgili gelecekteki projeleri ele almak için Paris’te toplanan uzmanlar ve uzay kurumları temsilcileri, 2018’in Mars’tan alınan örneklerin geri dönüş zamanı olacağını belirtti

Uzmanlar, incelenmesi için Mars’taki kaya parçalarının dünyaya getirilmesini sağlayacak böyle bir görevin 2018 ve 2023 tarihleri arasında gerçekleşebileceğini, bu işlem için de uluslararası işbirliğinin gerekeceğini kaydetti.

 

 

 

PostHeaderIcon Phoenix, Mars toprağını kazmaya hazır

Phoenix, Mars toprağını kazmaya hazır

NASA’nın geçen Pazartesi Mars’a başarıyla indirdiği Phoenix uzay aracı, 2,5 metre uzunluğundaki robot kolunun başarıyla denenmesinin ardından kazma işlemine hazırlanıyor.Phoenix programını yöneten Arizona Üniversitesi’nden kıdemli mühendis Pat Woida, robot kolun önceki gün başarıyla denendiğini ve toprakta buz ya da tuz olduğu tahmin edilen zerreler bulduğunu belirterek, kazmaya hazır olduklarını kaydetti.

Mars toprağının gevrek olduğunu ve kolayca ufalandığını belirten NASA uzmanları, robot kolun toprağı kazmakta herhangi bir zorlukla karşılaşmadığını, kazı yapılacak yerde zeminin çok yumuşak olduğunu söylediler.
Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon NASA; “Ancak son 7 dakika çok zorlu geçecek”

kizil-gezegen

NASA’nın uzmanları, yeni Mars fatihi Phoenix (Anka Kuşu) uzay aracının 25 Mayıs’ta Kızıl Gezegen’e “tırnak yedirten” inişinde “korku dolu 7 dakika” yaşamaya hazırlanıyorlar.

NASA‘nın Pasadena‘daki Jet Motorları Laboratuvarı’ndan proje müdürü Barry Goldstein, Phoenix’in Mars‘a inişinin son 14 dakikasında 26 kritik manevra için roketleri ateşleyeceklerini ve görevin tamamlanabilmesi için bunların her birinin başarıyla yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, “Ancak son 7 dakika çok zorlu geçecek” diye konuştu.

Herşey yolunda giderse 25 Mayıs’ta Mars atmosferine saniyede 5,7 km hızla (saatte 20 bin 800 km) girecek Phoenix Mars Lander’ın Kızıl Gezegen‘in kuzey kutbuna başarıyla indiği TSİ 23.53′te doğrulanacak.

Read the rest of this entry »

PostHeaderIcon Phoenix, 25 Mayıs’ta Mars’a inecek

Phoenix, 25 Mayıs’ta Mars’a inecek

NASA‘nın geçen Ağustos’ta fırlattığı yeni Mars fatihi Phoenix (Anka Kuşu) uzay aracı, her şey yolunda giderse 25 Mayıs’ta Kızıl Gezegen‘in kuzey kutbu yakınlarına inecek.

Mars’ın bu bölgesinin bir zamanlar mikrobik yaşam için uygun koşullar sağlayıp sağlamadığını yerinde inceleyecek Phoenix, hedefine başarılı bir yumuşak iniş yaparsa bu 1976′da Viking 2 ve 1999′da Mars Polar Lander uzay araçlarının Kızıl Gezegen’e inişi sırasında parçalanmasından bu yana, ilk motorlu iniş olacak.

NASA’nın Pasadena’daki Jet Motorları Laboratuvarından Phoenix projesi direktörü Barry Goldstein, uzay aracının şimdiye dek sorunsuz gittiğini, ancak inişin ne kadar yumuşak olacağını düşününce endişelendiklerini ve heyecanlandıklarını söyledi.

Nisan başında güzergahını bir miktar değiştiren Phoenix’in 10 Mayıs’tan başlayarak üç cumartesi arka arkaya roketlerini ateşleyeceğini belirten Goldstein, uzay aracının çok düzgün ilerlediğini, bu nedenle belki manevralardan birine gerek kalmayacağını kaydetti.

Mars’a son inen NASA’nın ikiz robotları Spirit ve Opportunity ile kaybolan İngiliz uzay aracı Beagle 2′nin tersine Phoenix, Kızıl Gezegen’in yüzeyine inişini yumuşatmak için hava yastığı kullanmayacak. Phoenix, bunun yerine son ana kadar yumuşak iniş için motorlarını kullanarak, bir ilki yerine getirmeye çalışacak.

NASA’nın Mars’ta su arayış stratejisi son yıllarda sıra dışı keşifler yapmasını sağlarken, Phoenix, ilk kez Mars toprağında buz halinde olduğu tahmin edilen suya dokunarak ve analiz ederek Mars keşif stratejisini tamamlamayı amaçlıyor.

ZOR KOŞULLARDA GÖREV
Sıvı haldeki suyun, toprağın kimyasını ve mineral yapısını nasıl değiştirdiğini ölçerek Kızıl Gezegen’in kuzey kutbundaki buzun tarihini inceleyecek Phoenix aracı, ayrıca Mars kutup çevresinin ilkel mikroplar için uygun bir yaşam alanı olup olmadığını görme olanağı sağlayacak.

İki güneş paneli açıldığında 5 metre genişliğe ulaşan ve 1,52 metre uzunluğu bulunan Phoenix uzay aracının, 10 cm kadar derinlikte bulunduğu tahmin edilen buz tabakasına ulaşabilmesi için toprağı kazacak 2,34 metre uzunluğunda bir robot kolu bulunuyor. Uzay aracının gönderdiği fotoğraflar arasında bu robot kolun da görüntüleri bulunuyor.

Bu kola eklenen bir kamera ile bir sonda, toprağı ve bulduğu buzu inceleyecek Phoenix’in, Mars atmosferinde asılı su ve tozu lazerle ölçecek meteorolojik ölçüm araçları da bu misyon sırasında 3 ay süreyle hava durumunu gözleyecek.

NASA’nın düz ve kayalık olmayan bir araziye indirmeyi planladığı Phoenix, görevini sıfırın altında 73 ila sıfırın altında 33 santigrat derecede yapacak.

Mars atmosferine giriş hızını azaltmak için önceki uzay araçları gibi bir termik kalkan kullanacak ve hızını sonrasında saatte 210 kilometreye düşürmek için bir süpersonik paraşüt açacak uzay aracı, daha sonra üç ayağı üzerine yumuşak iniş yapmak için retro-füzelerini ateşleyecek.

Toplam 8 ay sürecek yolculuktan sonra Kızıl Gezegen’e ulaşması planlanan uzay aracı, NASA için Arizona Üniversitesinin Lockheed Martin şirketi, Jet Motorları Laboratuvarı ve Kanada Uzay Ajansıyla yaptığı işbirliğiyle üretildi.

Şu ana ve geçmişe ait olası yaşam belirtilerinin yanı sıra Mars’a yapılacak bir insanlı uçuş için gerekli ortamı inceleyecek Phoenix’in fırlatılmasını da içeren bu programın maliyetinin 400 milyon doları aşacağı tahmin ediliyor.

Uzay aracı, Alman bilim adamlarının, “NASA’nın 30 yıl önce Mars’a gönderdiği iki Viking uzay aracının Kızıl Gezegen’de mikro organizmaların varlığını keşfedebileceği, ancak bunları bilmeden öldürdüğü” yolundaki iddiaların incelenmesi açısından da bir şans olarak görülüyor.

Gezegenin yörüngesinde araştırma yapan Mars Odyssey aracı, 2002 yılında kuzey kutbunda buzulların bulunduğu bir bölge tespit etmişti.

Bilim adamları, Phoenix’in Kızıl Gezegen’in jeolojik tarihiyle ilgili önemli ipuçları elde etmesini bekliyor. Uzay aracının birinci hedefi buzun içinde mikropların yaşayıp yaşamadığını bulmak olacak.

Phoenix, NASA’nın düşük bütçeli uzun dönem sürdürülebilir uzay araştırmaları planının bir parçası. NASA, insanlı uzay üsleri kurmadan önce, karşılanabilir bütçelerle desteklenen araştırmalar yaparak, astronotları öncül araştırma yükünden kurtarmak istiyor.

Phoenix, daha önce 2001 yılında Mars Surveyor programının bir parçası olarak uzaya gidecekti, fakat bu program, Mars Polar Lander’ın 1999 yılında Mars yüzeyine çakılmasının ardından geçici olarak durdurulmuştu.

Polar Lander, Mars’ın güney kutbuna ineceği sırada motoru erken kapanmış ve araç dengesini yitirerek düşmüştü.

Phoenix, o günden beri NASA’nın uçak yapım işlerini yürüten Lockheed Martin’in deposunda bekletiliyordu.

Şu anki teknolojik koşullarla zor olan Mars’a uzay aracı gönderme işine kalkışan ABD, Rusya, Avrupa ve Japonya tarafından şimdiye dek fırlatılan 35 uzay aracının üçte ikisi başarısız oldu.

PostHeaderIcon Güneş sisteminde 9. bir gezegen olabilir mi?

Güneş sisteminde 9. bir gezegen olabilir mi?

Araştırmacılara göre, Dünya’nın 0,3-0,7 katı kütleye sahip keşfedilmemiş bir gezegenin var olma olasılığı yüksek. Japon astronomlar, büyük çapta daha fazla araştırma yapılırsa bu gizemli gezegenin en fazla 10 yıl içinde keşfedileceğini belirtiyor.Japon bilim adamları güneş sisteminde keşfedilmemiş 9. bir gezegen olduğuna inanıyor.

Kobe Üniversitesi’nden araştırmacıların bu iddiaları bilgisayar simülasyonlarına dayanıyor.

Araştırmacılara göre, Dünya’nın 0,3-0,7 katı kütleye sahip keşfedilmemiş bir gezegenin var olma olasılığı yüksek.

Japon astronomlar, büyük çapta daha fazla araştırma yapılırsa bu gizemli gezegenin en fazla 10 yıl içinde keşfedileceğini belirtiyor.

Kobe’nin ekibinin araştırmaları “Astronomical Journal” dergisinde nisanda yayımlanacak.

GÜNEŞ SİSTEMİ
Güneş Sistemi’nde Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün olmak üzere 8 gezegenin olduğu kabul ediliyor.

Uluslararası Astronomi Birliği, 1930′da keşfedilen ve Güneş Sistemi’ne dahil olup olmadığı tartışılan Plüton’u 2006′da gezegen statüsünden çıkarmıştı.

PostHeaderIcon Mars’ın en büyük uydusunun fotoğrafları çekildi

Mars’ın en büyük uydusunun fotoğrafları çekildi

Mars’ın yörüngesinde iki yıldır dolaşan NASA’nın Mars Yörünge Kaşifi (Mars Reconnaissance Orbiter-MRO), Kızıl Gezegen’in en büyük Ay’ı Phobos’un ilk kez net ve ayrıntılı görüntüsünü yakaladı.

MRO’nun Dünya’ya geçtiği fotoğrafta, Phobos’un üzerinde 9 km. genişliğindeki dev krater en çok dikkati çeken özellik olarak görülürken, Kızıl Gezegen’in uydusunun yüzeyindeki bir dizi oyuk ve krater zincirinin bilim çevrelerine tartışma konusu olacağı sanılıyor.

AYRINTILI HARİTA ÇALIŞMALARI
Ağustos 2005′te uzaya gönderilen ve Mart 2006′dan bu yana Mars çevresinde yörüngede bulunan, yüksek çözünürlüklü kameralara sahip MRO’nun asıl görevi, gelecekteki seyahatlere iniş yeri seçmek amacıyla Kızıl Gezegen’in yüzeyinin ayrıntılı haritasını çıkarmak.

MRO, ayrıca Mars’ın hava durumunu, iklimini, jeolojik yapısını ve atmosferini inceleyecek.

PostHeaderIcon Dünya’ya düşen göktaşı kameraya yakalandı

Dünya’ya düşen göktaşı kameraya yakalandı


Kanada’daki bir üniversite bir göktaşının düşüşünü görüntülemeyi başardı.

Dünya’ya düşerken bir göktaşını ya da kayan yıldızı görüntülemek sık rastlanan bir olay değil. Ancak 5 Mart akşamı Pasifik saatiyle akşam 10:59′da Kanada’daki Western Ontario Üniversitesi ağına bağlı gökyüzü kameraları geniş bir ateştopunu düşerken görüntülemeyi başardı.

Üniversite’den Peter Brown ve doktora öğrencisi Wayne Edwards yaklaşık 1 kilogram ağırlığında olduğunu tahmin ettikleri bir veya daha fazla göktaşının bulunması için yerel yetkililerin yardım etmesini umuyorlar.

Edwards, düşen cismin güneş sisteminin Mars ve Jüpiter arasındaki ana göktaşı kuşağından gelmesinin olası olduğunu ve yaklaşık 12 kilometre karelik bir alana düşmüş olabileceğini söyledi.

Edwards, en azından bir göktaşı bulabileceklerinden emin. Çünkü ellerinde göktaşının düşerken kaydedilmiş video görüntüleri var. Bu görüntülerden ve eğer bulabilirlerse göktaşından çok şey öğrenebileceklerini umuyor.

Tahminlere göre parçalar olasılıkla Erie Gölü ve Huron Gölü yakınlarına düştü. Ancak başka ihtimalleri de göz ardı etmiyorlar.
 
İşte o görüntüler:

http://www.space.com/php/video/player.php?video_id=080311-meteor2

PostHeaderIcon Mars’ta çok sayıda tuz deposu bulundu

Mars’ta çok sayıda tuz deposu bulundu

NASA’nın Mars Odissey Uydusu, gezegenin güney yarımküresinde 200′den fazla noktada tuz depoları buldu.

Bilim adamları, bu çok sayıdaki tuz depolarının uzun zaman önce buharlaşmış bir okyanusun kalıntıları olduğuna inanıyor.

Okyanuslar olası bir yaşamın varlığını gösteriyor ayrıca tuz da organik maddelerin korunması için iyi bir ortam. En azından Dünya’da durum böyle.

Aşağıdaki fotoğrafta B ve C’de daha aydınlık olarak gösterilen bölümler tuz depolarının olduğu yerleri gösteriyor.
 
A bölümünün içinde ise daha geniş bir alanda B ve C’nin olduğu bölümler gösteriliyor.

marslat Marsta çok sayıda tuz deposu bulundu

Arama
Ads
Blog Directory
Ads