Posts Tagged ‘dunya’
Gliese 581 e: Kütlesi ve boyutlarıyla Dünya’ya çok benzeyen yeni bir gezegen
Şimdiye kadar uzak yıldızların çevresinde dönen birçok dev gezegen keşfedildi. Ama 21 Nisan’da keşfedilen Gliese 581 e bunların arasında kütlesi Dünya’nın kütlesine en yakın olanı. 20,5 ışık yılı uzaklıkta Gliese 581 kırmızı cüce yıldızının çevresinde dönen Gliese 581 e’nin kütlesi, Dünyanın kütlesinin sadece 1,9 katı.
Yeryüzünde Yön Bulma
Her yana doğru kıvrık olan bir cismin ne başlangıcı olur, ne de sonu; bu nedenle onun üstünde yön bulmak zormuş gibi gelir. Buna karşılık Dünya’nın, bir koordinat sisteminin geçmesine olanak sağlayacak iki sabit noktası vardır; bunlar Kuzey Kutbu ile Güney Kutbu’dur. Kutupların üstünden Dünya’yı boyuna dolaştığı varsayılan çemberler olan boylam çizgileri (meridyenler) geçirilmiştir. Uluslararası bir anlaşmayla Londra yakınlarındaki Greenwich’te bulunan bir gözlem evinin üstünden geçen boylam çizgisi sıfır ya da başlangıç meridyeni olarak kabul edilmiştir.
Dünya’nın Yörüngesi
Dünya, Güneş çevresinde, hemen hemen daire biçiminde bir yörünge çizerek 365,25 günde dolanır. Onun bu yörünge üstünde kalmasını sağlayan Güneş’in çekim gücüdür. Bu iki uzay cismi arasındaki ortalama uzaklık 149,6 milyon km’dir. Dünya en yakın noktasında Güneş’ten 147 milyon km, en uzak noktasında ise 157 milyon km uzakta döner.
Evrende Dünya’mız
Uzaya gönderilen astronotlar boşlukta yüzen bir küreye benzeyen Dünya’mızın ne kadar güzel göründüğünü anlata anlata bitiremiyorlar. Uzaktan bakıldığı zaman “mavi gezegen”imizin görünümünü üstündeki büyük su kütlelerinin, yani okyanusların belirlediği anlaşılıyor. Kıtalar çoğunlukla bulutların arkasında kalıyor. Yeryüzünü saran atmosfer de zar gibi ince bir kılıfı andırıyor. Onun en alt katmanlarında ise çok çeşitli biçimleri ve benzersizliğiyle yaşam yer alıyor.
Böbrek taşının nedenleri
Böbrek taşları özellikle ülkemizde sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri. Dünya genelinde bir insanın hayatı boyunca böbrek taşı oluşturma olasılığı yüzde 12’dir. Ülkemizde bu oranın daha yüksek olduğu ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 30’lara çıktığı gözleniyor. Bu bölgedeki genetik faktörler, yöresel gıdalar, sıvı alımının az olması ve yüksek hava sıcaklığı sık görülmesinin ana nedenleri.
Ay’ın en ayrıntılı haritası çıkarıldı
Ay’ın şimdiye dek çıkarılan en ayrıntılı haritasına göre, Dünya’nın doğal uydusunda çok az su bulunuyor ve kutuplarda şimdiye dek bilinmeyen kraterler yer alıyor.
Ay’ın içindeki sırları da ortaya döken haritayı hazırlayan uluslararası ekip, bunun için Japon uydusu SELENE’deki (Japanese Selenological and Engineering Explorer) lazerli altimetre (LALT) cihazından faydalandı.
Amerikan Science dergisinde yarın yayınlanacak Ay haritasını hazırlayan uluslararası bilimsel ekibin üyesi ABD’nin Ohio eyalet üniversitesinden Profesör C.K. Shum, Ay yüzeyinin içinde olup bitenler konusunda birçok şey anlatabileceğini belirterek, “Şimdiye dek Ay topografisi çok sınırlıydı ve şimdi bu yeni çok ayrıntılı haritayla Ay’da derinlerde bile çok az su bulunduğu doğrulanabilir” dedi.
Küresel ısınma, sadece karasal hayatı değil okyanustaki hayatı da tehlikeye atıyor
Okyanusların pH değeri 100 yılda 8.2’den 8.1’e indi, deniz canlılarının yaşam alanları daralıyor. Deniz suyu yüksekliği 100 yıl öncesine göre 17 cm artarken, karbondioksit oranı geçtiğimiz 650 bin yıl boyunca hiç olmadığı kadar yüksek düzeyde.
Havasında ve suyunda var olan karbonu milyonlarca yıl boyunca toprağın altında saklayan dünya, endüstri devrimi ile çok hızlı bir şekilde karbona boğulmaya başladı. Öyle ki “sünger” gibi atmosferdeki karbondioksit gazını emen ve insanların karbondioksitten daha çok zarar görmesini engelleyen okyanuslar da artık “imdat” demeye başladı. Atmosfere salınan her fazladan karbondioksit, okyanusları da tehdit ediyor.
Merkür’ün görülmemiş bölgeleri görüntülendi
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) uzay aracı Messenger, Güneş’e en yakın gezegen Merkür’ün (Utarit) şimdiye dek görüntülenmemiş bölümlerinin fotoğraflarını Dünya’ya gönderdi.
Merkür programının yöneticileri, 14 Ocak’ta ilk kez Merkür’ü ziyaret eden Messenger (Mercury Surface, Space Environment, Geochemistry and Ranging) uzay aracının Pazartesi krater dolu gezegene 200 km sokularak, binlerce resim çektiğini ve önemli miktarda veri ile görüntüyü Dünya’ya gönderdiğini belirttiler.
Amerikan Mariner 10 uzay aracının 1974 ve 1975’te Merkür’ün yarısına yakınını fotoğrafladığını, Messenger’ın da Ocak’ta gezegenin yüzde 20 ve Pazartesi günü yüzde 30’dan fazlasını görüntülediğini ifade eden bilim adamları, ellerinde şu anda Merkür’ün yüzde 95’inin görüntüsü bulunduğunu ve ilk kez bu gezegenin global görünüşünü inceleme olanağı bulduklarını kaydettiler.
Uzayda hayat var, peki neden gelmiyorlar?
Discovery’nin ABD’li komutanı Mark Kelly, uzaylıların Dünya’yı ziyaret etmemesinin basit bir sebebi olduğunu açıkladı. Kelly’ye göre sebep “geliş zorluğu”.
Discovery uzay mekiğinin ABD’li komutanı Mark Kelly, Discovery mürettebatı ile geldiği Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlediği basın toplantısında, “Geçmişte Mars’ta hayat olabileceğine ilişkin kanıt görmüştük, dolayısıyla bütün evrende hayat olması muhtemel” dedi.
Uzaylıların dünyayı ziyaret etmemesinin basit bir sebebinin bulunduğunu, yolculuğun zor olduğunu belirten Kelly, “Deneyimlerimizden uzayda yolculuk çok zor ve ben uzaylıların dünyayı ziyaret etmediğini düşünüyorum” dedi.
Astronot Kelly’nin söz ettiği başka canlıların Dünya’ya “geliş zorluğu”, şundan kaynaklanıyor:
BM: Susuzlukla Mücadele Etmeliyiz
Dünyada, 2 buçuk milyar kişi hala temiz içme suyu ve tuvalet gibi temel sağlık hizmetinden yoksun.
Bu da pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF raporlarına göre, çoğunluğu Afrika ve Asyalı milyonlarca insanın evinde tuvalet yok.
Uzmanlar, açık alanları tuvalet olarak kullananların sayısının son 20 yılda dörtte bir azaldığını, ancak sorunun ciddiyetini koruduğunu belirtiyor.
Tag: Dunya, icme suyu, Dunya saglik orgutu, WHO, UNICEF, Afrika, Asya, Saglik, Saglik haberleri







