Posts Tagged ‘çocuk’
Çocuklarda Kişilik Gelişimi
Gelişim parayla sağlanmıyor, aileye düşen görevlerin başında çocuklarına psikolojik destek vermek geliyor.
Çocuklara, maddi yönde bir engelle karşılaşmamaları için önlemler alan ebeveynler, onların kişilik gelişimlerinde olumsuzluklara yol açabiliyor.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Öğrenci Psikolojik Danışma Merkezi görevlisi Dr. Selahattin Avşaroğlu, çocuklarda kişilik gelişimi konusunda AA’ya yaptığı değerlendirmede, psikolojik desteği ailenin dışında hiç bir grubun sağlıklı veremeyeceğini belirtti.
Vucuttaki istem dışı kasılmalar
Vücuttaki bu tip kasılmalar baklofen pompasıyla aşılabiliyor.
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tanju Uçar, vücudunda kontrol dışı kasılmaları olan bazı hastalara baklofen pompası takılarak rahat hareket etmelerinin sağlanabildiğini bildirdi.
Doç. Dr. Tanju Uçar, AA muhabirine yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de doğumsal nedenler veya kaza sonucu geçirilmiş beyin ve omurilik yaralanmaları ile beyindeki bazı rahatsızlıklar sonucu kol, bacak ve vücudunda kontrolsuz, ağrı veren kasılmaları bulananların sayısının çok olduğunu söyledi. Bu kişilerin, aşırı kasılmalardan dolayı kollarını, ellerini veya bacaklarını kullanamadıklarına işaret eden Uçar, bu kişilerin bir bölümünün ilaç, fizik tedavi, egzersiz veya cerrahi girişimlerle rahat hareket etmelerinin sağlanabildiğini kaydetti. Bazı hastalara da baklofen pompası takıldığını anlatan Uçar, “Üniversitemiz, bu yöntemin Türkiye’de en çok sayıda ve başarıyla uygulandığı bir merkez olma özelliğine sahiptir” dedi.
Menenjit hastalığıyla mücadelede önemli bir atılım kaydedildi.
İngiliz bilimadamları, B tipi menenjite karşı koruyucu etkisi olabilen bir aşı geliştirdi.
Çocuk yaştakileri hedef alan, bulaştığı her 10 kişiden birini öldüren ve pek çoğunu da kalıcı rahatsızlıklara mahkum eden menenjit hastalığıyla mücadelede önemli bir atılım kaydedildi.
Menenjit nedeniyle ölüm ya da ağır şekilde rahatsızlanma bilim adamlarının potansiyel bir aşının etkilerini açıklamalarının ardından artık tarihe karışabilir.
Dikkat bu ilaçları kullanmayın!

İngiltere, aralarında Benylin gibi çok satan ilaçların da bulunduğu iki yaşın altındaki çocuklara verilen 100′den fazla öksürük ve soğuk algınlığı ilacını yan etkileri nedeniyle piyasadan çekme kararı aldı.
Daily Mail gazetesinin haberine göre, İlaç Komisyonu ülkede 5 çocuğun ölmesi ve 100′den fazla ilaca bağlı yan etkinin görülmesi üzerine böyle bir karar aldı.
Dünden itibaren ilaçların iki yaşın altındaki çocuklara satışına kesin yasak getirildi. Bu yaşın üzerindeki çocuklara ise ancak reçeteyle verilebilecek.
Özellikle ilaçlarda yıllardır kullanılan 12 ayrı maddeye dikkat çeken yetkililer, ailelere de bebekleri için parasetamol veya ibuprofen gibi ateş düşürücüler kullanmalarını tavsiye etti.
Calpol için açıklama
Daily Mail’in haberinde ismi geçen “Calpol” ilacıyla ilgili olarak GlaxoSmithKline firmasından da bir açıklama geldi.
“Calpol” adlı ilacın, İngiltere’de küçük çocuklar için yasaklanan ilaçlardaki etken maddeleri içermediği bildirildi.
GlaxoSmithKline İlaçları’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İçerisinde Calpol’ün de yer aldığı 117 adet ilacın İngiltere’de 2 yaşından küçük çocuklarda yasaklandığına” dair haberler yayınlandığı hatırlatıldı.
Söz konusu haberlerde, 2 yaş altındaki bebeklere ateş düşürücü olarak parasetamol etken maddesini içeren ürünlerin kullanılmasının önerildiğine işaret edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“Türkiye’de 1991 yılından beri Sağlık Bakanlığı onayı ile kullanılan ‘Calpol’, ‘Calpol 6 Plus’, ‘Calpol tablet’in etken maddesi parasetamoldür ve kesinlikle haberlerde bahsi geçen etken maddeleri içermemektedir.
Bin 800′lü yıllarda Avrupa’da keşfedilen parasetamolün güvenilirliği ve etkinliği gerçekleştirilen birçok klinik çalışmayla da kanıtlanmıştır.
Parasetamol içeren Calpol, Avrupa’da, uzun yıllardır pekçok ülkede, 1991 yılından itibaren de Türkiye’de milyonlarca çocukta güvenle kullanılmaktadır.”
Sağlık Bakanlığı’ndan açıklama geldi
Sağlık Bakanlığı, bazı ülkelerde toplatılmasına karar verilen soğuk algınlığı ve öksürük ilaçlarının Bakanlık bünyesindeki Bilimsel İlaç Güvenliği Kurulu’nda görüşüldüğünü, bunların 2 yaş altı çocuklarda kullanımının uygun bulunmadığı hususundaki bilimsel sonuçların ilgili kurum ve kuruluşlara iletildiğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, bugün bazı basın yayın organlarında yer alan “Soğuk algınlığı ve öksürük ilaçlarının toplatılması” haberleri üzerine yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada şöyle denildi:
“Bahse konu ilaçlar, Bakanlığımız bünyesindeki Bilimsel İlaç Güvenliği Kurulu’nda 12 Ocak 2008 tarihinde görüşülmüş, 2 yaş altı çocuklarda kullanımının uygun bulunmadığı hususundaki bilimsel sonuçlar, ilgili kurum ve kuruluşlara yine aynı tarihte bildirilmiştir.”
Açıklamada, konuyla ilgili bilimsel çalışmaların dünya ile eş zamanlı olarak Bilimsel İlaç Güvenliği Kurulu’nda sürdürüldüğü de belirtildi.
Çocuğunuz yemek yemiyormu?

“Çocuğum zorla yemek yiyor, Çocuğum yemek yemiyor; ben de zorla ağzına tıkıyorum bu doğru mu?” türündeki yakınmalar size pek de uzak olmasa gerek.
İştahsızlık, çocuğun besini almamak istememesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Anemi, barsak parazitleri, hastalıklar çocukta iştah kaybına neden olabilir. Çocukların birçoğu yemeğe karşı iştahsızken, birçoğu da yemeyi reddeder ya da seçici davranır. Bu durum, özellikle 2 yaş civarında sık rastlanan olumsuz yeme davranışlarıdır. Çoğu durumda çocuk iyi besleniyor, ancak ailenin beklentisi doğrultusunda yemiyordur.
Çocuk ve beslenme
Çocuklarda gerek iştahsızlık, gerekse besini reddetme ya da seçici davranma gibi yeme sorunları, büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar. Çünkü beslenme, çocuk ve ailesi arasındaki duygu alışverişini belirtmenin en iyi yoludur. Çocuk tarafından yiyeceğin reddedilmesi, anne-babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır. Aile ve çocuk arasında yaşanan olumsuz yeme davranışının devam etmesi, duygu durum bozukluğuna kadar varan sorunlara neden olur. Yemek saatlerinde kâbuslar yaşanır, çocuk ve aile deyim yerindeyse savaşır. Genellikle de savaşı çocuklar kazanır.
Yeme sorunu olan çocuklar, hassasiyetle izlenmelidir. Ağırlık ve boy persentilleri varsa öncelikle karşılaştırılmalı ve ölçümlerini 3. persentilin altına düşmesi halinde çocuklar, büyüme-gelişme geriliği açısından incelenmelidir.
Geçici olarak bir yiyeceğe düşkünlük veya reddetme okul öncesi dönemde görülen yaygın bir sorundur. Normal gelişimin bir parçası olarak kabul edilen bu durum, çocuğun bağımsızlığının bir ifadesidir. Reddetme durumunda, ailelere çocuğu yemek konusunda zorlamanın doğru olmadığı, bunun sorunu kötüleştireceği, ancak reddedilen besinin bir süre sonra tekrar denenmesi gerektiği belirtilir.
Beslenme davranışını değiştirmek imkânsız değil
Öncelikle çocuğun gerçek yediklerinin tespit edilmesi gerekir. Bunun için, çocuğunuzun 3 günlük ayrıntılı beslenme günlüğünü yazmaya başlamak gerekir. Süt, meyve suyu, su, kola, çay gibi içecekleri çocuğunuz ne kadar tüketiyor, bunları kaydederek tespit edin. Pek çok çocuk içmeyi, yemeğe tercih eder ve kolayca doygunluk hissi duyar. Çocuğunuzun yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımını sınırlandırın. Çocuk halen biberon ile içiyorsa, biberon bardakla değiştirilmeğe çalışılır. Böylece çocuğun sıvı alımı kendiliğinden azalır. Sütü fazla miktarda tüketen çocuklarda iştahsızlık dışında anemi ve kabızlık gibi sorunlar da görülebilir. Günde 2 su bardağı süt yeterli olacaktır.
Birçok anne-baba çocuklarının ağırlık kazancı ve besin gereksinimleri konusunda gerçekçi olmayan beklentiler içindedir. Çocuklar doğumdan 1 yaşına kadarki süre içinde 6 kg, 2. 3. ve 4. yıllarda ise ortalama 2 kg/yıl şeklinde kilo almalıdır. Bu nedenle hızlı gelişmeyi izleyen bebeklik döneminden sonra, kilo alımlarının fazla değişmeyeceğini unutmamak gerekir.
Bilim Adamları Üç Ebeveynli Embriyo Yarattı.
Newcastle üniversitesi bilim adamları üç ebevenynli bir embriyo yaratmayı başardılar. Bu metodun birgün Mitokondriye bağlı hastalıkların tedavisine yardım edeceğini umut ediyorlar.
Ekip bu tekniğin, bazı epilepsi türleri dahil, ırsi hastalıkların ortadan kaldırılmasında büyük rol oynacağı inancında.

Embriyo laboratuar testlerinde bir erkek ve iki kadının DNA’ları kullanılarak yaratıldı.
Genetik hastalıkları olan kadından çocuklarına geçmemesini sağlıyor.
Mitokondriye bağlı DNA hataları bazıları ölüme kadar gidebilen bilinen 50 kadar hastalığa sebep oluyor.
Her 6500 insandan biri; diyabet, sağırlık, körlük, ölümcül akciğer rahatsızlığı, kalp krizi vb. rahatsızlığından etkileniyor.
Şu anda Mitokondriye bağlı rahatsızlıklar için herhangi bir tedavi yok.
Kaynak




